DUYURU

DKAB müfredatı yenilendiği için sitemizdeki bu dersle ilgili dokümanların eski olduğu bilinmelidir. Yeni güncel dosyalar zamanla eklenecektir.

Bilmek Yetmez
Bilmek Yetmez

Geçenlerde bir arkadaşımla oturuyoruz bir çaybahçesinde. Ramazan bayramı da henüz yeni geçmişti. Güzel bir güz güneşi sanki tepemizden bize bakarak gülücük saçıyordu. Sohbetimiz yudumladığımız çaylar arasında koyulaşıyor, çaycı uzaktan gözlerinin ucuyla çaylarımız bitmiş mi diye bizi kontrol ediyordu Rüzgar ise hafifçe esintisiyle yanaklarımızı okşuyordu. Bu arada çaylarımız soğutmamaya dikkat ediyorduk…            Neden sonra sohbetin tam ortasında bilmek yetmez diyorum arkadaşıma. Hiçbir bilgi tek başına yeterli değildir diye de...

Dilin Altındaki İnsan
Dilin Altındaki İnsan

Öğrenmenin yeri, zamanı, yaşı, başı yok demişler. Ne doğru söylemişler. Geçenlerde bir yolculuk sırasında kulak misafiri olduğum şu sözler bu yazıya ilham kaynağı oluverdi: “ İnsanın adamlığı dilinin altında gizlidir.”             Gerçekten bu içi dolu ve anlamlı bir sözdü benim için. Daha önce duyduğum ve bildiğim halde sanki ilk defa duymuş gibiydim. Aynı anda aşağıdaki sözler de zihnimden sırayla geçiverdi:             “Konuşmak zor zanaat öyleyse”,             “Söz ola kese...

Sadaka Taşı
Sadaka Taşı

Nice güzel örnekler duruyor tarihin zaman aralıklarında. Köşelerde, kenarda öylesine bekleyip duruyor. Farkında olacak göz, onu anlayacak bir zihin bekliyor…  Sadaka, sözlükte sıdk(doğruluk) kökünden gelir. Allah’a karşı kulluğunda sıdk, sadakat manası taşır. Konunun dini olarak önemi ayetlerden ve peygamberimizin hadislerinden anlaşılmaktadır. Bununla ilgili olarak genelde ayetlerde geçen sadaka kelimesi daha çok zekat anlamında kullanılmıştır. Burada ayetler üzerinde durmayacağız. Bizim bildiğimiz ve kullandığımız anlamda sadaka kelimesi ve içeriğini hadislerden anlamak...

En Kutlu Doğum
En Kutlu Doğum

("Seninle aynı asırda bulunamadığım için üzgünüm ey Muhammed ! İnsanlık senin gibi bir şahsiyeti bir daha göremeyecektir" Bismarck) Zaman öylesine akıp gidiyordu. Bu gidişin tam yerinde, orda, zamanın son ortasında, o kutsal mekânda bir doğum gerçekleşiyordu. Tarih 20 Nisan 571’i gösteriyordu. Ne doğum ki o coşkuyu, coşkulu anlatımla Süleyman Çelebi’nin mevlidinde (Vesiletü’n-Necat) görürüz. Sık sık okuruz ya da dinleriz o güzel anlatışı. O ana gideriz. O zamanda hissederiz kendimizi....

Çocukla Çocuk Olunur
Çocukla Çocuk Olunur

Rahmet peygamberi sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV), torunları Hasan ve Hüseyin’i kucağına alır, okşar, öper ve her zaman sevgisini gösterirdi. Hatta namaz kılarken torunları O’nun omuzlarına ve sırtına çıkardı. Onlar rahatsız olmasınlar diye belki oyunları bozulmasın diye torunları omuzlarından inene kadar secdeden başını kaldırmazdı. Biz ise namazda önünden geçti diye evde çocuğunu ve torunlarını; camilerde çocukları azarlayan hatta bazen döven insanlara şahit olduk geçmişte. Tabi bu davranışın temelinde her...